Prof. Dr. Nüzhet Gökdoğan
Türkiye'nin ilk kadın astronomu ve ilk kadın dekanıdır. Astronomi eğitiminin ve gözlemevi çalışmalarının gelişmesine öncülük etmiştir.
Arşiv fotoğrafıTekrar kullanılabilen uzay araçlarıdır. Uyduları yörüngeye yerleştirmek, uzay istasyonlarına malzeme ve astronot taşımak için kullanılır.
Uzay araçlarını Dünya'nın yer çekiminden kurtarıp atmosferin dışına taşımak için kullanılır. Genellikle tek kullanımlıktır.
Gezegenleri ve gök cisimlerini incelemek için uzay boşluğuna gönderilen, veri ve fotoğraf toplayan insansız robotik araçlardır.
İnsanlar tarafından Dünya'nın veya başka gezegenlerin yörüngesine yerleştirilen; haberleşme, gözlem ve meteoroloji amaçlı araçlardır.
Astronotların uzayda uzun süre yaşayıp bilimsel deneyler yaptığı, Dünya çevresindeki yörüngede dolanan büyük araştırma laboratuvarıdır.
Uzay araştırmaları için geliştirilen fakat günümüzde günlük hayatımızın vazgeçilmezi olan bazı icatlar:
Görünür ışığı toplayarak gök cisimlerinin görüntüsünü oluşturan aynalı veya mercekli teleskop türleridir.
Gök cisimlerinden gelen zayıf radyo dalgalarını toplayıp elektrik sinyallerine dönüştüren dev çanak antenlerdir.
Dünya atmosferinin olumsuz etkilerinden kurtulmak için yörüngeye yerleştirilir. Hubble ve yeni nesil James Webb uzay teleskopları en bilinen örnekleridir.
Teleskopların bulunduğu yerlerdir. Şehir ışıklarından uzak, yüksek rakımlı, bulutsuz gün sayısının fazla ve nemin az olduğu dağ tepelerine kurulurlar. Ülkemizde TÜBİTAK Ulusal Gözlemevi (TUG) ve Doğu Anadolu Gözlemevi (DAG) bulunur.
Astronomi (Gök Bilimi), gök cisimlerini ve evreni inceleyen bilim dalıdır. Bu alanda Dünya'dan gözlem ve araştırma yapan bilim insanına astronom (gök bilimci) denir.
Uzay aracıyla uzaya giderek araştırma yapan kişiye astronot denir. Ruslar kozmonot, Çinliler taykonot adını kullanır.
Türkiye'nin ilk kadın astronomu ve ilk kadın dekanıdır. Astronomi eğitiminin ve gözlemevi çalışmalarının gelişmesine öncülük etmiştir.
Arşiv fotoğrafıTürkiye'nin ilk astronotudur. 19 Ocak 2024'te başlayan görevinde Uluslararası Uzay İstasyonunda 13 bilimsel deney gerçekleştirmiştir.
Fotoğraf: Türkiye Uzay AjansıTürkiye uzay çalışmalarını TÜBİTAK UZAY ve Türkiye Uzay Ajansı (TUA) öncülüğünde sürdürmektedir. Uydularımız kullanım amaçlarına göre ikiye ayrılır (Hava durumu tahminleri de gözlem uyduları ile desteklenir):
Uzay araştırmaları insanlığa çok şey katsa da bazı problemlere yol açar.
Sınıfça Tartışalım: Aşağıdaki soruları okuyun, cevabınızı tahmin edin ve doğru yanıtı görmek için soruya tıklayın!
Cevap: Görevini tamamlayan uydular, uzay araçlarının roket kalıntıları ve boya parçaları Dünya yörüngesinde dönmeye devam ederek Uzay Kirliliğine (Uzay Çöpü) yol açar. Bu çöpler, çok yüksek hızlarda hareket ettikleri için aktif uydulara ve uzay istasyonlarına çarparak ciddi hasarlar verebilir. (Hadi bir sonraki sekmede bu çöpleri temizleyelim!)
Cevap: "Dünya'da açlık, hastalık, çevre sorunları ve yoksulluk varken bu devasa bütçeler neden uzaya harcanıyor?" şeklinde çok haklı tartışmalara yol açar. Ancak unutmamalıyız ki; MR cihazları, teflon tavalar, duman dedektörleri, şeffaf diş telleri, yapay kalp pompaları gibi hayat kurtaran veya kolaylaştıran birçok şey uzay araştırmaları için geliştirilen teknolojiler sayesinde bulunmuştur (Teknoloji Transferi).
Cevap: İnsan vücudu Dünya'nın yer çekimine göre gelişmiştir. Yer çekimi olmayan ortamda (mikro yer çekimi) uzun süre kalmak, astronotlarda kas erimesi, kemik yoğunluğu kaybı (kemik erimesi) ve omurga uzaması gibi sorunlara yol açar. Ayrıca Dünya'nın koruyucu atmosferi dışında kaldıkları için uzaydaki radyasyon tehlikesi, kanser riskini artırır. Bu yüzden astronotlar Uluslararası Uzay İstasyonunda her gün düzenli olarak çok ağır spor yapmak zorundadır.
Olası Fikirler:
▸ Yörüngedeki devasa uzay çöplerini yakalamak için dev mıknatıslar, uzay ağları veya zıpkın sistemleri tasarlanabilir.
▸ Roketler tıpkı uçaklar gibi yeryüzüne tekrar dikey veya yatay inecek şekilde "geri dönüştürülebilir" yapılabilir (Günümüzde SpaceX firması bunu başarmıştır).
▸ Astronotları radyasyondan korumak için uzay gemilerinde suyu kalkan olarak kullanan daha güçlü zırhlar tasarlanabilir.
Dünya'nın yörüngesinde işlevini yitirmiş yapay uydular, roket parçaları ve uzay araçlarından kopan parçalar uzay kirliliğine neden olur.
Görev: Aşağıdaki simülasyonda Dünya'nın etrafında dolanan uzay çöplerine tıklayarak yörüngeyi temizle!
Dünya'dan görebildiğimiz Güneş, Ay, gezegenler, yıldızlar, bulutsular, meteorlar ve galaksiler gibi doğal varlıkların tamamına Gök Cismi denir. Ancak yörüngedeki yapay uydular veya uzay teleskopları uzayda olsalar bile insan yapımı oldukları için gök cismi sayılmazlar.
Dünya dışında kalan tüm varlıkların içinde bulunduğu boşluğa ise Uzay denir.
Uzaydaki devasa sıcak gaz ve toz bulutlarına Bulutsu (Nebula) denir. Bazıları Büyük Patlama'dan (Big Bang) kalmıştır. Kütle çekim kuvvetiyle yıllarca sıkışıp ısınan bu gaz bulutlarından yıldızlar doğar. Yıldız oluşmadan hemen önceki sıcak yapıya ise Önyıldız adı verilir.
Yıldızların parlaklığı, büyüklüğü ve yaşam süresi başlangıçtaki kütlesine bağlıdır.
Büyük kütleli yıldızların yaşam sürecini tamamlayıp süpernova patlaması sonucu oluşan, olağanüstü kütle çekimine sahip, ışığı bile çeken (hiçbir nesnenin ayrılmasına izin vermeyen) varsayımsal uzay bölgeleridir. Hiçbir ışık yaymadığı için "kara" denir. 2019'da Dünya'nın farklı bölgelerindeki 13 teleskop yardımıyla ilk kez görüntülenmiş, 2022'de NASA tarafından sesi kaydedilmiştir. Çekimi bazen yıldızların gazlarını bile çekecek kadar güçlüdür.
Yıldızlar yaşlandıkça yaydıkları ışığın rengi değişir. Genç ve sıcak olanlar Mavi-Beyaz, orta yaşlı ve orta sıcaklıkta olanlar (Güneş gibi) Sarı, yaşlı ve soğuk olanlar ise Kırmızı ışık yayarlar. Evrendeki büyük mesafeler için Işık Yılı ölçü birimi kullanılır.
Dünya'dan bakıldığında gökyüzünde bir arada duruyormuş gibi görünen yıldız gruplarına Takımyıldız denir. Eski çağlarda insanlar bu yıldızları hayal güçlerini kullanarak Büyükayı, Küçükayı, Kraliçe, Avcı (Orion), Ejderha gibi canlılara ve nesnelere benzetmişlerdir.
Gökyüzündeki takımyıldızlar gemicilere ve gezginlere yer ve yön bulmada çok büyük kolaylık sağlamıştır (Örneğin Küçükayı takımyıldızındaki Kutup Yıldızı her zaman kuzeyi gösterir).
Işık Yılı, isminde "yıl" geçmesine rağmen bir zaman birimi değil, aksine uzunluk (mesafe) ölçü birimidir. Evrendeki mesafeler o kadar büyüktür ki, gezegenler ve galaksiler arası uzaklıkları kilometre (km) ile ifade etmek imkansız hale gelir.
Güneş sistemimizin en dış sınırı olan Oort Bulutu'nun bitişi bizden yaklaşık 1 Işık Yılı uzaklıktadır. Uzay aracını fırlatın ve Güneş sistemini tamamen terk etmek için 9,46 trilyon kilometrelik bir mesafe kat edin!
Uzaydaki kavramlar büyükten küçüğe doğru hiyerarşik bir yapı oluşturur. Evren her şeyi kapsar.
☝️ Matruşka Modelinin üzerine fare ile gelerek katmanların nasıl ayrıldığını görün!
Aşağıdaki görsel, Dünya'dan Güneş Sistemi'ne, Samanyolu Galaksisi'ne ve evrene uzanan kozmik adresimizi özetler.
Galaksi (gök ada), milyarlarca yıldızın; bu yıldızların çevresindeki gezegenlerin, gaz ve toz bulutlarının kütleçekimiyle bir arada bulunduğu dev sistemdir. Güneş Sistemimiz Samanyolu Galaksisi içinde yer alır. Samanyolu'na en yakın büyük galaksi ise Andromeda Galaksisidir.
Kolları olan, parlak ve genç yıldızların bol bulunduğu sistemlerdir. Andromeda ve Samanyolu en bilinen örnekleridir.
Yumurta veya elips şeklinde yapılardır. Merkezleri parlak olup, genellikle yaşlı yıldızlardan oluşurlar. Gaz ve toz miktarları oldukça azdır.
Belirli bir şekli olmayan galaksilerdir. Genellikle yeni yıldız oluşumları çok fazladır. Magellanus Bulutu bunlara örnektir.
Güneş Sistemi'nin de içinde bulunduğu sarmal yapılı galaksidir. Yukarıdan bakıldığında bir tekerleğe, yandan bakıldığında ise şişkin bir mercimeğe benzer. Sarmal kollarından birinde Avcı (Orion) kolu yer alır ve Güneş sistemimiz buradadır.